'El' Görür! (Fotoğrafın Dili)

|
.

.
Kızıl ıhlamur seriyor günbatımını toprağa, bu akşam. Ay pusuda; yavaştan göz kırpıyor yiten güneşe. Uçları kıvrım kıvrım yanan gölgeler çekiliyor asma altlarından, iniyor bir berrak serinlik. Şimdi şelalede cümbüş zamanı... En güzel örtüler açılıyor çalılara, kuruluyor imece sofralar, bir yanda cıvıldaşan kızlar, oğlanlar... Mangalın ağır dumanı çatı oluyor durgun suda. Kardeşim alıyor sazı eline, kuşlar susuyor, yaprak susuyor, gün susuyor, bir ben ses veriyorum mızrap ucundan. Anamın mendili ıslanıyor, daha kurumadan. Kadınım, sevdalım sırt vermiş selvinin geniş gövdesine, en sevdiğim marpuç yaslı dudaklarına. Çektiği her duman, içindeki hasretlere dolanıp, ben olarak dağılıyor puslu nefesinden.

Söz verdirdiydim, gitmeden. Bensizlik söndürmeyecek gülüşünüzü, dediydim.

Ah şimdi şu köhne karanlıktan uzatınca parmaklarımı hayata, dokununca bu serin günbatımı akşamına, hepsini, hepsini görüyorum. Kim demiş eller yalnız dokunur diye, el görür! Şimdi, şu anda hapsedince -kaderim gibi- bir tutam havayı avuçlarıma, bir mızrapın ucundan kaçıp, oturuveriyorum yanınıza. Kokluyorum hasretinizi, yüz sürüyorum sevginize.




.

15 yorum:

ebru dedi ki...

sanırım istediğin her fotoğrafın hikayesini yazabilirsin sen, harikasın..

sessiz balik dedi ki...

bu içerde olma fikri beni susturur seni söyletir demek
resime odaklandım yazıyı kaçırdım sanma , bi hoş oldu içim biliyor musun ? bu dil senin diğer yazılarındaki dilden biraz farklı böyle biraz " köylü bir baba " ağzı var gibi "söz verdirdiydim, dediydim" derken .
ama öyle bir baba ki saf ve temiz olduğu kadar merhametli , sağlam ve dürüst
sanki içerde değil dışarda olmalı

Geveze Kalem dedi ki...

Ebrucuğum, bilmem ki, öyle mi dersin?;-)

Özlemciğim, ben de yazdıktan sonra benim dilimden ne kadar farklı olduğunu düşündüm. Beğendim hem de.:)(Bu söylenir mi yahu?:P) Ama fotoğraf konuştu sonuçta, ben değil.;-)
Dışarıda olması gereken ne çok insan içeride. Ve içeride olması gereken ne çok insan aramızda...

evvelzamanicinde dedi ki...

selam, mailine bakar mısın?

Geveze Kalem dedi ki...

Tam mailine cevap verirken yazmışsın bu yorumu.:)
Baktım, ama keşke yazıyla ilgili yorumlarını buraya düşseydin.;-)
Neyse, ben yine de ekleyeyim, bence de farklı bir ağız oldu ve sıcak.:))

anne ve cocuk dedi ki...

selam...
hikayelerini bu sayfadan okumaya devam edeceğiz demek...darısı bana ben de alsam bir tane...
fotoğraf çok güzel üzerine söylenecekleri ne güzel anlatmışsın...

Geveze Kalem dedi ki...

Merhaba Fulya,:)
Adresi kısaltmış olduk böylece. Çok fazla zaman alan bir şey değil, ayarlarda küçük bir değişiklik yapıp biraz form dolduruyorsun.;-)
Yazım üzerine, senin öditörlük bakış açın öyle diyorsa memnunluk duyarım.;-) Daha geçenlerde sohbetin geçmişti Sibel'le aramızda.
Görüşmek dileğiyle,
sevgiler...

fikriminincegülü dedi ki...

Gerçekten güzel, yok yok çok güzel. Sanki fotoğrafı da sen çekmişsin, üzerine de bunları yazmışsın. Çok bütünleşmiş.

'Yalın ayak' yazını okudum ve yorumlarına bakarken, Sardunya ile şakalaşıyorsunuz zannettim. Blogunuzu inceledim falan demişsin ya. Sonra olaya uyanıp, neden sonra tarihe bakmak aklıma geldi.:) He bu arada o apayrı bir güzel yazı.

Geveze Kalem dedi ki...

Sevgili İncegül,
O yazı bizim Sardunya'yla ilk tanıştığımız yazıydı. İyi ki yazmışım da iyi ki okumuş diyorum şimdi.:) Senin de beğenmene sevindim.

Fotoğrafla ilgili olarak atölye çalışmasından neler çıkacak merak ediyorum. Eminim sen de apayrı okunası bir hikaye yaratacaksın bu kareden. Hepimiz bitirince Selahattin Sönmez'e gönderelim bakalım yazdıklarımızı beğenecek mi?;-)

ilham perisi dedi ki...

Hüzün,hasret,ayrılık,ve beraberinde umut okudum bu fotoğrafın dilinden.Yüreğine sağlık güzeldi..

FZ dedi ki...

Harikasın... Çok güzel bir yazı olmuş... Defalarca okudum, ellerine sağlık

Geveze Kalem dedi ki...

İlham Perisi ve FZ, ikinize de ayrı ayrı çok teşekkür ederim.:)

etki alanı dedi ki...

O nasıl bir parmaklıktır ki,her göz farklı bir hikaye çıkarıyor...O kadar ufak bir pencerenin anlatım ufku inanılmaz..
Her yazıyı okuduğumda kendimi o parmakların sahibi olarak görüyorum...
Çok ama çok güzel olmuş...
TüTü

Geveze Kalem dedi ki...

Tütücüğüm, ne güzel fotoğraf seçmişim ama değil mi?:P(Kendimi öveyim biraz:D)
Şaka bir yana, atölyeyi açmadan önce epeyce fotoğraf araştırdım ve buna gelince 'hah!' dedim. İlk çalışma için iyi bir seçim olduğunu, ben de diğer yazıları okuyunca anladım. Gerçekten çok renkli bir yelpaze oldu.
Sevgiler...

etki alanı dedi ki...

Editörlük tam sana göre bir işmiş.

Bir yazardan editörlük teklifi almıştım,bir gazete için..Ama bilgisayarı yeni öğreniyordum..Cesaret edemedim..reddettim..Gerçi hala çok gerideyim PC de ama kendimi idare edecek kadar bilmem yeterli..
Şimdi bakıyorum da,aynı anda kaç iş birden çıkardınız..Kontrolü elde tutmak oldukça zor...Bunu yapıyorsunuz..
Dilerim,anneyiz biz dergisi gibi bir başarı elde edersiniz...Ki eminim...Bir gazete,sponsorluğu kabul ederse müthiş olur...
İnanılmaz güzellikte yanilikler buluyorsunuz...(biraz ileriyi görme yeteneğim vardır..Gırgır olsun diye baktığım Kahve falında söylediklerim çıkınca,ve bazı istenmeyen haberleri önceden söyleyince üzüntü olmuştu bana ve yemin ederek bırakmıştım..Ama hissettiklerimi söylüyorum..Ve bu gayretinizin karşılığını çok yakın bir zamanda alacağınızı Söylüyorum..)
Zaten farkındaysan,herkes büyük bir gayretle hemen yazıyor..İlgi,en büyük alkıştır..
Kocaman öpüyorum editörüm..;-))
TüTü