Akıl Elden Gidiyor...

|

Ben bu kadar sabırlı mıymışım meğer? Bunca karı kaldıracak kadar güçlü bir dağ mıymışım?Yoksa sonradan mı gelişti bu yetilerim? Bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeden...


Hani sabır da bir nevi cimrilikti? Hem de tembellik ve de korkaklıktı hani? Yersiz suskunluk, hareketsizlikti? Ah gevezem, nasıl da sallamışsın bir vakitler! Şimdi al başını iki elinin arasına düşün bakalım, sabır göstermeyip de ne yapacaksın?


Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Hem ne atıp satması, canını istese şıppadanak çıkarır verirsin. Burnu aksa için üşür, eli yansa yüreğin kavrulur, yastığına düşmüş tek tel saçı görünce öpüp koklarsın, bütün gün dibinden ayrılmadığı yetmezmiş gibi gece uykularında da sarıp sarmalarsın...


Evlat bu yahu! Sabır göstermeyip de ne yapacaksın?


Vallahi bilemiyorum; deliyle mi yoksa çocukla mı uğraşmak daha zor. İkisinin de ne istediği belli değil! Ne yapacağı, nasıl yapacağı... İkisinde de adamın canını yakan kontrolsüz bir güç! İkisi de gülerken bir bakarsın ağlamaya başlamış, ya da tam tersi. İkisi de nerede nasıl davranacağını bilmez, her yerde avazı çıktığı kadar bağırıverir, ya da ağlar, ya da sinirlenir... İkisinin de muzurluklarını derleyip toplamak için kan ter içinde kalırsın. İkisini de yedirmek, içirmek, giydirmek, yıkamak, oyalamak, bunlarla anlaşmak zordur be kardeşim! İkisiyle de yaşarken ancak uykudalarsa şöyle bir ohh çekebilirsin. İkisi de adamı ters köşeye oturtur!


"Dell, dell, delll..." diye ağlıyor, koşuyorum yanına. Bekliyorum ki bir şey isteyecek diye. Yok, çağırmasının hiçbir sebebi yok! Sonra tutturuyor, "Dit, dit, dit..." diye. 'Dit'iyorum çaresiz. Uzaktan gülerek bana doğru koşuyor, eğilip açıyorum kollarımı, yüzümde zevkten dört köşe olmuş bir ifade, az önceki krizleri çoktan unutmuşum bile. Tam yanıma geldiğinde çaaat! diye indiriyor şamarı, cinler şimdi tepemde!


Sebepsiz ve aralıksız mızırdanıyor saatlerce. (Ay lütfen birileri çıkıp, "Vardır bir sebebi," falan demesin, inanın ki yok!) İlgilensem, önüne her istediğini koysam, oyalamaya çalışsam şımarıklığı tavan yapıyor. Bırakayım ağlasın, desem; vallahi konu komşudan utanıyorum! Çocuğu bırakıp uyudu ya da gezmeye gitti kadın, çocuk da zır zır ağlıyor, diyecekler diye korkuyorum.


İnsanoğlundan başka sevgiye nankörlük eden bir canlı türü var mıdır yeryüzünde?


Şu iki yaş krizi midir ne haltsa bitse de, huzurlu hayat gül cemâlini bize de gösterse. Akıl tellerim koptu kopacak! Bir bakıyorum tuhaf çözümler üretmeye başlamışım kendi kendime. En son bugünlerde benim durumumu yaşayan tüm anneler için kökten bir çözüm buldum. Anlatayım da akıl sağlığımın hangi noktada olduğunu daha iyi kavrayın.


Bir arkadaşım bu sene İstanbul Uluslararası Film Festivali'nde 'Kibbutz'larla ilgili izlediği bir filmden bahsetmişti; Children Of The Sun (Güneşin Çocukları). İsrail'in ilk 'kibbutz'unun parçası olan çocukların hikâyesinin anlatıldığı bir filmmiş. Anlattığı kadarıyla filmden o kadar etkilenmiştim ki, 'kibbutz'lar hakkında hemen birkaç adres karıştırmıştım. Kibbutz, siyonizm ve sosyalizmi birleştiren komünal bir toplum modeli. Bu modelde çocuklar aileleri tarafından değil toplum tarafından katı bir eğitim ve disiplin anlayışıyla eğitiliyor. Ailenin ekonomik sorumlulukları yok. Çocuklarla ilgili anne ve baba farklı bir ilgi ve sorumluluk yüklenmiyor. Kibbutz ilke olarak çocukların yetiştirilmesini ve eğitilmesini ortaklaşa yapıyor. Kibbutz çocuklarının çoğu eğitilmiş bakıcıların nezaretinde çocuk yuvalarında yaşıyorlar. :)))))))


Harika değil mi?:)


Günümüzde izine yaygın bir şekilde rastlanmıyor bu yaşam modelinin. Ama yakında bunun öncülüğünü yaparsam hiç şaşmayın.


Hah, bizim 'del, del, del del, dit, dit dit, dit' senfonimiz yeniden başladı. Eğer üç vakte kadar benden haber alamazsanız Bakırköy civarlarında arayın.


Küçük bir ip ucu; kapısında 'Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi' yazıyor.;-)


Sevgiler...

31 yorum:

Butterfly dedi ki...

Anlaşılan Barış seni çileden çıkarmış durumda sen yaşarken epey sinir olmuşa benziyrsun ama Sema'cığım ben okurken epey eğlemdim valaa, gene de sne bu yüze tokat atma davranışı için bir çocuk psikoloğu ile görüş bence bu davranışın ortaya çıkma zamanın ile ilgili bir tesbit yapıp sonrada davranış değiştirme ile bir kaç deneme yapın, ama sakin ol derim genede:) büyüyor, gelişiyor, değişiyor olgunlaşıyor hepsi bir arada gelişme krizleri yaşıyor ve yaşatıyor yaff:)))

Geveze Kalem dedi ki...

Buterfly'ım valla bir noktadan sonra ben de eğlenmeye başlıyorum aslında. Yaptığı şeyler o kadar komik gelmeye başlıyor ki, herhalde aklımı kaçırdım diyorum.:))
Yazacaktım yazmadım ama buradan söyleyeyim, ilk adım olarak pedagoga gitmeye başlıyoruz. Bizim küçük adam sevgi göstereyim derken elinde kalacağız bir gün. Geçen gün eşime dedim ki, bir gün gelir kapıyı çalar ve beni bulamazsan, Barışın da sesi geliyorsa, bil ki oğlun beni hakkın rahmetine kavuşturmuştur.:P
Tuhaf bir şey bu, sevilmekten utanıyor bazen ve gülerek elinde ne varsa seven kişiye atmaya başlıyor. Neyse, ben bunları not alayım da pedagoga anlatayım tek tek. Sonuçları seninle de paylaşırım.
Sevgiler...

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Ne durumda olduğunu biliyorum ama yine de okurken tahmin edemiyeceğin kadar güldüm.Özlemişimde zaten, gözümün önünde o halleri geliyor ve yaşıyorum sanki.
Sabrını sınıyor sanırım,açık verme.
Ah yanımda olsada şimdi o tokadına bile razıyım.
dell, dell, diit, diit

Geveze Kalem dedi ki...

Şimdi siz de gideceksiniz ya uzun bir zaman, vallahi yandığımın resmidir!:(
Bak bu saat oldu daha uyku muyku yok, hâlâ muzurluk peşinde. Üstelik dün kolunu bir şey sokmuş, garanti olsun diye zyrtec verdim, bu ilacı alan çocuklar hemen uyuyor ama bizimki öğlen de uyumamış olmasına rağmen hâlâ ayakta.

Sabrımı sınıyor sınamasına da, daha ne kadar kaldı bilemiyorum valla. Şu yuva meseleleri başlasa da bir-iki saat kafa dinlesem.:)

İyi yolculuklar, yarın ararım...

Goddess Artemis dedi ki...

Sizin ve ASLIBERRY'nin bu tarz yazılarınızı okuduğumda, 20'li yaşlarımdan beri içimde olan "asla çocuk yapmama" duygusunda ve düşüncesinde ne kadar haklı olduğumu bir defa daha görüyorum. Belki de benimkisi de bencillikle ilgilidir, bilemiyorum.

Ne diyeyim, Tanrı kolaylıklar versin!

İyi yolculuklar ve iyi tatiller! :o)

Geveze Kalem dedi ki...

Sevgili Artemis,
Çocuk yapmak ASLA akıl işi değil zaten, gönül işi.;-)
Aklının alamadığı saçmalıklara yüreğinle göğüs geriyorsun. Bizler, ben veya şikayet eden tüm anneler(ki şikayetçi olmayanına henüz rastlamadım), şikayetimizin altında 'tuhaf' bir övünç yaşarız. Bunu çok net izah edemeyeceğim ama bir örnek vermem gerekirse, "seni çok kıskandım," diye alelen söyleyen birinin kıskançlığını dikkate almamak gerektiği gibi, bizlerin şikayetlerini de 'tamamen' gerçek algılamamak gerekir.

Ama yine de şimdilerde çok daha net algıladığım bir şey de şu ki, bazıları mutlaka bencilce davranmalı ve çoluk çocuk meselelerinden uzak durmalı. Yani kendi seçiminde aslında son derece haklısın.
Sevgiler...

ebru dedi ki...

hahahaha diye başlasam kızar mısın? ama bu kadar çok güldüm işte okurken. geçenlerde ablamla konuşuyorduk, oğluşların hepsi uykudayken, oh rahat ettik diye, annem lafa girdi; bir komşumuz dermiş ki (ki kendisi de ikiz annesidir) "çocuk büyütürken geçen en keyifli saatler çocuğun uyuduğu sattlerdir". doğruya doğru!!

ebru dedi ki...

ah bir de arkadaşım, sen sıkı sıkı tut o aklı elinde, daha çok lazım olacak!

Sardunya dedi ki...

:) az saçım başım yolunmadı. Bu aralar bana sümüklü salak bile deniliyor:))))

Öyle yaptıkça uzaklaşıyorum. Konu komşu benim bağırtımı duyacağına onun ağlamasını duysun diyorum:)))

Bekliyorum. Eninde sonunda tıpış tıpış geliyor. Bir de dipdibe olunan dönemlerde çıkacak başka yerleri olmadığından böyle tepemize çıkıyorlar:)))

10 yaşındakini sorarsan o artık yüzüme vurmuyor, arkamdan konuşuyor:)

Güzel kuzunun enerjisi fazla şarj edilmiş gibi değil mi? Bir düşünelim bakalım nerelerde atabilir bu enerjiyi. PArk bahçe yetmiyorsa ev işi falan yaptırsan. Ciddiyim. Plastik tabak çanakları o yıkasa mesela döke saça. İnan yoruluyorlar o zaman.

Kolay gelsin. Bazen görünmez olmak isterim ben de evde. Sonra dayanamam gidip yemek falan hazırlarım onlara:)))

duygu dedi ki...

yazını okurken acaba bizim evde bir gizli kamera var, halka açık yayın yapıyor ve gevezekalem'de bunları yazıya mı döktü acaba dedim.garip olan şu ki, herhangi bir olayı dinler gibi yani herkesin başına gelmesi muhtemel bir durum gibi hiçbir şaşkınlık ifadesi göstermeden okumam sence nasıl bir ruh halinin sonucudur?
allah kolaylık versin sevgili meslekdaşım. zira en zor olan mesleği "anneliği" icra ediyoruz 7/24/365. bilfiil...
dipnot:"bunlar daha iyi günlerin,biraz daha büyüsün seni parmağında oynatacak" dedikleri zaman gözlerimi kocaman açıp hhhaaaaayyyııırrrrr diye avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. ya sen?

sevgilerimle...

Geveze Kalem dedi ki...

Ebru, kızarım, gülme!;-)Öyle valla, en güzel saatler kesinlikle uyku saatleri. Yalnız o aklın bana ne için lâzım olacağını yazmamışsın, daha mı delirtecekler yani?:(

Sardunya, valla dayağını yiyeceğime arkamdan konuşsun razıyım.:P Morarmadık yerimiz kalmadı yahu!
Bulaşık meselesine gelince, o kadar uzun boylu değil ama çamaşır ve bulaşıkları makinaya yerleştirmek, çıkarmak, bir de ev süpürmek birlikte yürütebildiğimiz ev işleri. Ama ben onu oyalamak için iş yapıp yorulmak zorunda mıyım? :( O enrjiyi bu Eylül'de oyun guruplarında boşaltacağımızı umut ediyorum. Bezden çıkar çıkmaz da babası yüzmeye vermeyi plânlıyor, tatilde test ettik de su olayı acayip yoruyor.;-)
Plânlarımız ve eylemlerimiz devam edecek...:)))

Duygu,peki bu kibbutzlara ne diyorsun? Sıcak baktığını söylersen akıl sağlığının geldiği noktayı daha iyi anlayacağım.:)))) Dur şimdi ben gidip senin küçük canavarı incelemeye alacağım. Birkaç kere açmıştım bloğunu ama bir türlü dikkatle okumaya fırsat bulamamıştım. Bil bakalım neden ve kim yüzünden?;-)

Bekriya dedi ki...

kolay gelsin eminim zordur,sabır sınırları anne olunca test ediliyor belli ki.ben hiç düşünmüyorum :))

[ fiкяiмiи iиcє güℓü ] dedi ki...

Hoşgeldinizzz!;)

Şu bahsettiğin yer, hani bahçesinde, oturup düşüneduran adam heykeli olan di mi? Kapısından dönmüşlüğüm çoktur da oradan bilirim.:)))

Ah Semacığım, iki yaş dediğin nedir ki, gelir geçer. Ne kalmış şunun şurasında. Sen moralini bozma arkadaşım. Daha bunun okul çağı vaar, ergenliği vaar, sosyalleşme süreci vaar, kız arkadaş edinme durumu vaar, yani var oğlu var. Aklına mukayyet olsan fena olmaz kanımca, daha çook lazım olacak.:))

Ama çok tatlı annesi...

Kremali'nin annesi dedi ki...

-Hakim Bey, muvekkilim annesinin kendisine isnad ettigi butun suclamalari kabul etmekte. Lakin, etme bulma dunyasinda bunlarin dogal oldugunu dusunmekte ve annesi olacak geveze kalem hanimefendinin cocukluk anilarinin dinlenilmesi icin aile buyuklerinin tanikligina basvurulmasini talep etmektedir.

-Nayir nolamaz; iddia makami olarak bu talebin reddini rica ediyoruz sayin hakim.

-Geveze iddia makaminin itirazi reddedilmis ve durusma ilgili taniklarin dinlenilmesi icin felanca tarihe ertelenmistir.

:)))

Geveze Kalem dedi ki...

Bekriya, olur da ömrümüz yeterse, bu sayfalarda olursak yine, sana bu yazdıklarını şıppadanak çıkarıp okutacağım, hem de bebeğinin ilk tekmelerini hissettiğini bloğuna karaladığın gün.;-)))

İncegülcüğüm, niye kapısından döndün yahu? Girip kafanı dinleseydin biraz.:)))
Verdiğin moral(!) için de ayrıca teşekkür ederim.:((((

Ayşe Şule, sorma daha neler yazacaktım da annem okuyunca benim bebekliğimin muzurluklarını, bıkkınlıklarını yazar da karizma elden gider diye yazamadım.:))
Bu güldüren yorumun için gerçekten teşekkürler.;-)

elektra dedi ki...

tüm riski göze alarak ben de :))))) biliyorum kızıyorsun şimdi, ama kızma valla :P
bak iki yaş bitiyor dört başlıyor, o bitiyor 8 başlıyor, o bitiyor ön ergenlik, o bitiyor ergenlik , o bitiyor , bilmiyorum ama başlıyordur bir şeyler. o düşünen adamlı yer benim yol üstü. ben uğrarım yanına korkma:P ama benim tanıdığım geveze oralara yolu düşmeden halleder bu işi. benim sıpa o yaşlarda huy edinmişti, gecenin bir yarısı uyanıp ortalığı ayağa kaldırıp gazete yırtma oyunu oynayana kadar susmuyordu. niye? ne bileyim, gıcıktı işte bana:) 5 yaşındaydı, bir gün bir anda şunu fark ettim, o odasında ben mutfakta elimde kahvemle yanyana ama ayrı olmayı becermiştik. o gün özgürleştiğimi anlayıp ağlamıştım mutluluktan:) sabııııırrrr. öperim kuzuyu:)

OzLeM dedi ki...

Yazını da , yorumları da okuyunca "yaşasınn yalnız değilim!" diye seviniyorum vallahi. Sanki, ne kadar çok kişi bunları yaşıyorsa o kadar rahatlıyorum:-))) Kelin ilacı olsa başına sürermiş. Ne diyeyim ki sana arkadaşım? Hıh, LN'in geçen gün beni yuvanın çocuk parkında nasıl madara ettiğini anlatayım da sonra, yuh de.
Şu kibbutzlar, şaka değil gerçek ve entersan yerler. Abim 1 sene yaşamıştı İsrail'de bir kibbutz'da, oradan biliyorum. Burası için ütopya olsa da, hayali bile güzel...
Yuvaya tam gün başlasın da, sakin zamanların artacak nasılsa.
SS

Bekriya dedi ki...

geveze kalem,büyük konuşmuşum ama şimdi öyle uzakki :))ama her güzel şeyin bir bedeli vardır madem o kuzunun varlığının bedeli o yaramazlıkları olsun ziyan yok :))

Tabiat Ana dedi ki...

sevgili gevezeciğim,
:) evet çocuk insanın sabır çıtasını oldukca yükseklere çekiyorda insan çocuğu yokken yaptığı "aaa o ne öyle ben olsam" diye başlayan cümleleri aklına getirdikce hem pişman oluyor hemde ne faydasızmış diye düşünüyor.Benim Doğadan edindiğim tecrübe şudur gevezecim eğer yapmasını istemiyorsan yada hayır denecek bişey varsa baştan net bir şekilde hayır de bırak biraz ağlasın bağırma çağırma sadece bırak bir süre sonra gidip başka bişey sun önüne olabilecek ilgisini dağıtacak eskiyi unutturacak bişey ,bizde işe yarıyor hem öyle olunca hayırın hayır olduğunuda anladı bizim köfte kafa ilk baştaki kadar caz yapmıyor süre biraz kısaldı bile ama ister 2 yaş olsun ister 22 ben sorunların azalacağını düşünemiyorum açıkcası ne yalan söyleyim.
Tontiş beye öpücükler sizede sevgiler efendim:)

Aysegul dedi ki...

Bir süredir teknolojiden uzaktım, yazılarını özlemişim. Bu akşam üstü son yazdıklarının keyfini çıkardım...

Geveze Kalem dedi ki...

Elektra, hah tam olarak bu işte, 'gıcık'lar bunlar bize! 5 yaş mı dedin? Kaldı 3. Ayy bir ömür gibi, bekle bekle bitmez valla...

Özlem, geldiğiniz ilk geceye sohbet listesi yaptım, ilki abinin kibbutz maceraları olacak. Çok ilginç geldi bu bana, detay edin, uzun uzun anlat.

Bekriya, inan ki harika bir bedel.;-)

Tabiat Ana, bunu bekliyordum zaten; biri çıkıp "şunu yap bunu yap" diyecekti mutlaka, şanslı kişi senmişsin, sana gürleyeceğim artık.;-) OLMUYOOOORRRR! Her yöntemi uzun süreli deniyorum, olmuyor, olmuyor, olmuyor! Bugün kendine zarar vermesi muhtemel bir şeyi ele geçirmek için uğraştı ve 'hayır'larıma, türlü oyunlarıma, oyalama taktiklerime, sokağa çıkma teklifime ve hatta en sevdiği şeyleri yedirme teklifime kadar, her şeyi reddetti. Yanılmıyorsam 1 saate yakın mızmızlandı ve ağladı. Bittim yahu! İnatçılığı tavanlarda seyreden bir çocuk bu.:(
Ve dediğin gibi, azalmayacak galiba.:((
Öpücükler ve sevgiler yerine ulaştı.;-)

Ayşegül, ben de bir süredir sıklıkla yokluyordum sayfanı döndün mü diye. Hâlâ ısrarla Meksika günlerini bekleyen biri var, haberin olsun.;-)
Hoşgeldin...

Cocukla Cocuk dedi ki...

Geveze Kalem'in hiç birimiz yapamayız öyle kibbutz modeli, aslında eve anneanne, babaanne, dede, hala, vs. toplayıp yapabiliriz belki.
Kızkardeşime de sesli bir şekilde okudum yazını. bir haftadır bizim aralarında sadece 40 gün olan çocuklarımızla birlikte kafayı yedik bizde. 2 yaş sendromlarını geçtik ama durmadan kavga ediyorlar, aralıksız, sebepsiz. komşular 2.haftaya katlanamaz sanırım.

FZ dedi ki...

Seni çok iyi anlıyorum biliyor musun ben de bi ara yuvaya versek de 10 yaşında falan alsak diyordum eşime :))) şimdi 4 yaşında ve 2 yaştan sonraki daha hafif geçiriline 4 yaş sendromunda... şımarıklık diz boyu... kendisi de zürafa yavrusu formatında olduğundan o şımarıklık pek bi itici görünüyor herkeslere ya da bana öyle geliyor çünkü çocuk 6 yaşında gibi gösteriyor dışardan... bu gün okula götürdüm koca toplantı masasının tepesine çıktı ayakkabıları aşağı fırlatıp... Müdürün önünde evlerinde lambaları yanıyoru söyledi kıvırtarak alkış istedi bi de... gitti adamcağızın kafasına vurdura vurdura portakalı soydum sayışmacası yaptı falan filan... e beni düşün rezil oldum :( sinirler geriliyor geriliyor bi noktadan sonra da takmıyorsun anacım sabret ne diyim :(

FZ dedi ki...

Seni çok iyi anlıyorum biliyor musun ben de bi ara yuvaya versek de 10 yaşında falan alsak diyordum eşime :))) şimdi 4 yaşında ve 2 yaştan sonraki daha hafif geçiriline 4 yaş sendromunda... şımarıklık diz boyu... kendisi de zürafa yavrusu formatında olduğundan o şımarıklık pek bi itici görünüyor herkeslere ya da bana öyle geliyor çünkü çocuk 6 yaşında gibi gösteriyor dışardan... bu gün okula götürdüm koca toplantı masasının tepesine çıktı ayakkabıları aşağı fırlatıp... Müdürün önünde evlerinde lambaları yanıyoru söyledi kıvırtarak alkış istedi bi de... gitti adamcağızın kafasına vurdura vurdura portakalı soydum sayışmacası yaptı falan filan... e beni düşün rezil oldum :( sinirler geriliyor geriliyor bi noktadan sonra da takmıyorsun anacım sabret ne diyim :(

sessiz balik dedi ki...

merhaba arkadaşım

kuzu da ne kuzuymuş yahu resimlerine bakınca hiç anlaşılmıyor yok böyle sevimli bir şey öp öp kokla misali... diyordum ki yazını okuyunca bak şimdi şu yaramaza dedim

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Aaaa ilk yorumum çıkmamış zaten ben yazarkende bir gariplik sezmiştim ama geri dönüp bakmadım neyse.. Sen nasılsın bu arada biraz kendine geldinmi Sema'cım ;)) Hani senin şu Kibbutz lar varya ben ne zaman böyle bir şey olsada versek şu çocukları büyüyene kadar desem (espiri babında hemde) yüzüme kötü kötü bakarlardı ama varmış demek ohh rahatladım valla tek kötü ben değilmişim;))

mgurdal dedi ki...

Boşuna dememişler anaların hakkı ödenmez ve de başına gelmeyen anlayamaz diye... :))
Kolay gelsin efendim...

Geveze Kalem dedi ki...

Çocukla Çocuk, 2 yaş sendromu ne zaman geçiyor peki?:( Gerçi anladığım kadarıyla geçse de bitmiyor bu 'sendrom' denen illet. Ama iyimser düşünüp çocukların bu halleri için, "sıcaktandır sıcaktan," demek istiyorum. Kibbutz modeline dayanacak anneanne, babaanne, dede, nine, vesaire tanıyorsan gönder.;-)

FZ, eyvah eyvah, hatta amanın ve de nayır nolamaz!:)) Ben bu tip bir durumda ne yapardım bilemiyorum. Günde 3 doz sakinleştirici hap mı kullansak ne yapsak?;-)

De Balıkcığım de, bak sen şu kuzu görünümlü kurta de, hayta de, daha ne dersen de! Vallahi ip gibi diziyor bizi ama biz de boş değiliz şu sıralar. Dört koldan yardım çağrısı yaptık, pedagog medagog bilgi yığıyoruz bir yerlere. Asıl şimdilerde büyük savaş başlıyoruz. Bugün dedim ki kuzuya, hadi bakalım hodri meydan! Bakalım kim galip gelecek?;-))

Yok Dilekciğim hiç ek kötü sen olur musun, baksana çevrene ne çok düşünen var.;-) Ben senden önde gidiyorum ya, tecrübe ediyorum, yöntemlerimi paylaşırım, tutar tutmaz bilemem ama insan dara düşünce her şeyi deniyor valla.:))

mgürdal, ana hakkı mı? Hımm, biraz düşüneyim. Eskiden olsa 'ödenmez' derdim düşünmeden, kendi anneme çektirdiklerimi hesaba katarak. Ama anne olduktan sonra, her anne için yerlere göklere sığdırılmayan cümleler kullanılmasına karşı gelir oldum. Bir öz eleştri yapmak gerekirse bizlerin anneliği zor gibi görünse de aslında deyim yerindeyse 'ekmek elden su gölden' bir annelik. Yokluk içinde çocuk yetiştirmeye çalışan ya da engelli çocuklara sahip olan, ya da kendisi engelli olup çocuk yetiştirmeye çalışan bir anne göz önüne alındığında yapıyorum bu değerlendirmeyi. Bence cennet benim ayağımdan çok onun ayağının altında olmalı. Ben elimden geleni sunuyorum yavruma ama onlar ellerinden gelenin üstünde bir çaba göstererek duruyorlar ayakta.
Tabii fazla mütevazı gösterip gerçeği de gölgelemek istemem, kesinlikle gereğince emek harcayan bir anneyim.;-)

Herkese sevgiler...

gaye dedi ki...

Benim oğlum da 2 ay sonra 3 e basacak. Zaman zaman özellikle 2 yaş ortalarında biz de aynı şeyleri yaşadık. Ama şimdi durulduk neyseki.İlk ergenlik gibi bir şeydi. Hiçbir şeyden mutlu olmama hali vardı bizde de.. Büyüdüğünde ben bunun ergenliğiyle falan nasıl başa çıkarım diye ciddi ciddi düşünmeye başlamıştım. Neyseki bitti, zaten 2 eylülde kreşe başlıyacak Egecik. Sanırım herşey gelip geçici. Bizim payımıza da, ileride bunları anı olarak anlatmak düşecek. Sevgiler..

Adsız dedi ki...

не мне одному это понравилось:) [url=http://fileloadnow.ru/sitemap.xml ] скачать flash cs 3 [/url] video to flash encoder скачать
[url=http://fileuploadnow.ru/sitemap.xml ] скачать vkontakte движок [/url]
http://loadingnowfile.ru/sitemap.xml

скачать ключ для касперского 9.0

http://nowfileloading.ru/sitemap.xml

скачать lineage 2 exe

http://scachatfile.ru/sitemap.xml

скачать flash игры для детей

Adsız dedi ki...

Amazon launched two new Kindle e-readers priced at $139 and $189 late Wednesday, with the cheaper version a Wi-Fi-only e-reader and $10 less than the Wi-Fi-only Nook.
[url=http://www.computerworld.com/s/article/9179853/Amazon_launches_two_new_Kindles_one_with_Wi_Fi_only]ComputerWorld[/url]
http://www.computerworld.com/