Zendagi Migzara (*)

|

"En iyi kurgu, ancak gerçeğin gölgesi kadar iyi olabilir."
Kitabı bitirdiğimde aklımdan geçen yalnızca buydu. Ve bu, gerçek, içten, katıksız gözyaşlarımın daha da artmasına neden oldu.

Ben hiçbir kitabı bu kadar ağlayarak okumadım. Ve hiçbir zaman dünya çocukları için bu kadar üzüldüğüm olmadı.

Böylesi bir anlatım kurgu olamaz. Ve eğer bu kitap bir gerçekler öbeğiyse, ben bu dünyanın çok dışındayım. Gözümü, kulağımı her dâim dünyaya açık tutmam yetersiz. Tüm haberler yalan... Tüm konuşulanlar boş! Çünkü bir yerlerde bizlerin akıllarının alamayacağı, zihninin kabullenemeyeceği hayatlar yaşanıyor.

Ben iki yaşındaki oğlumun legolarını çoğaltmaktan bahsederken, kelimeler ağzımdan döküldüğü dakikalarda, Dünya'nın bir köşesindeki küçük bir can -ölse yine iyi- ruhunda açılan tamiri imkânsız yeni bir yarayla yaşama devam etmeye çalışıyor.

Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini.
Daha dün okumaya başlayıp, hemen blogumda "Şu Anda Bunu Okuyorum" başlığında duyurduğum ve şu saat itibariyle(02:30), içimde insanlığa dair bir tiksinti, çocuklara dair her zamankinden daha fazla şefkat, burnumda kesif kan kokusu, kafamda kolay çözülmeyecek sorular, kalbimde cam kesiği sızılar bırakan kitap...
Ne Afgan tarihi, ne Afgan halkının çektiği sıkıntılar yaraladı yüreğimi. Bir tek ve en çok, çocuk aklıyla çocuk kalamamamın can çekişmesi oldu tüm bunları bana tattıran.
Ha bir de, ölümüne sadakat!

Kitap bitti. Bomboşum şimdi, tıpkı göz pınarlarım gibi. Birazdan kuzumu koklayıp uyuyacağım. Afganların sözü gibi; Zendagi Migzara. Yani; Hayat devam ediyor...(*)

23 yorum:

Mustafa TR. dedi ki...

İçinizden geçenleri çok içten ve güzel bir şekilde anlatmışsınız, kitabı okumuş gibi oldum belki. Afganlar'a ya da dünyanın diğer milletlerine ya da milletleri demeyim bazen aynı milletten olanlar da birbirlerine acı çektiriyor, dünyanın diğer insanlarına da yapılan zulüm hepimizin içinde yara açmalı ama malesef insanlar çok sığ. Kitabı da okumak geçti içimden ama cesaret edemedim. Sevgiler.

øττøṃαṉṡ dedi ki...

kenara not ettim 3.sıraya yerleşti : masumiyet müzesi, zemberek kuşunun güncesinden sonra okuyacagım mutlaka ii geceler.

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Kesinlike okuyacağım ancak daha okumadan bu kadar içimi sızlattı konu çocuk olunca her şey anlamını, rengini değiştiriyor değilmi..

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Hissettirdikleri bile içimi burktu, okumam ben :/

Geveze Kalem dedi ki...

Ben bu gece kuşlarına bayılıyorum.:)

Mustafa TR, dedim ya; gözümü kulağımı ne kadar açarsam açayım, görüp duyduklarımız gerçeğin kısacık bir süre yankılanan tınısından başka bir şey değil. İçinde olmayı, bunları yaşamayı elbette istemem ama keşke daha çok ve daha doğru bilgiye ulaşabilme şansımız olsaydı.
Bence cesaret etmelisin. Farkındalığın birinci adımı oluyor bu gibi şeyler.
Sevgiler...

Ottomans, sevindim. Listelerimizi paylaşalım.;-)

Dilekciğim, aklıma hep sen geldin ve bu kitabın kitaplığının en önemlileri listesinin başına yerleşeceğini düşündüm. Sana bugün mail atıp diyecektim ki, "Mutlaka al. Ela'nın uyuması için dua edeceksin." Ağlamayı göze al, ciddiyim.;-)

Gülen, haklı olabilirsin belki. Ama sen pencere önündeki saksını sularken, onun kurumuş küçücük bir yaprağı için üzülürken, dünyada ne çok canın yok pahasına kuruduğunu okumuş olacaksın. Ve bu ülkelerden sadece birinde, sadece 3-5 yaşam... Kim bilir nerelerde daha ne büyük adaletsizlikler, zulümler, haksızlılar yaşanıyor, sadece 3-5 kuruş için.
Ama dedim ya; haklısın. Kendimi kolay toparlayamıyorum.

Sevgiler...

Cocukla Cocuk dedi ki...

çok etkilendim yazdıklarından en kısa zamanda okumak istiyorum bende

Geveze Kalem dedi ki...

Ben de senin yorumlarını okumak istiyorum.;-)

Bekriya dedi ki...

kitabı bende okudum kitapçım ısrarla bunu almalısın demişti,beğenmezsen geri getir bile dedi :))

beğendim ve bazı sahneleri okurken gözümde canlandı hiç olmasın dediğimiz,hiç gözümle görmediğim şeyler.

hayat bu böyle akıyo malesef...

Belgin dedi ki...

Yazdiklarin icimi acitti ama gene de en kisa zamanda alip okuyacagim. Türkiyeye tatile geliyorum ve her defasinda da yaptigim gibi galiba gene bir bavul kitapla geri dönecegim. Tavsiyeleriniz benim gibi bir kitap kurdu icin cok degerli, cok Tesekkürler.
Sevgiyle kalin

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

İçinde geçen tek bir cümle bile " Anladım ki Afganistan'da çocuk çoktu ama çocukluk yoktu" ağlamaya yetiyor değilmi? yavrum.
Ağlıyarak okuduğum kitabı, senin yorumun da bir kez daha ağlattı beni. Kesinlikle herkezin okuması gereken bir kitap.

[ fiкяiмiи iиcє güℓü ] dedi ki...

Bu anne yüreği, bütün acıların içinden yine de çekip çıkarır çocukların acılarını ve yine de onlara yanar değil mi? Kitabı okumak istiyorum. Etkisinden uzunca bir süre kurtulamayacağımı bilsem de...

Hatta senin yazdıklarının etkisi de uzun sürecek gibi. "Çocuk aklıyla çocuk kalamamanın can çekişmesi..."

Geveze Kalem dedi ki...

Bekriya, kitapçının tavsiyelerini bundan sonra daha dikkate alabilirsin demek ki.;-) Valla bence de beğenmezsen getir denecek türden.

Belgin, yurtdışında olduğunu bilmiyordum. Orada kitap meselesi gerçekten zor oluyordur. İnternet kitapçıları sorunu çözebiliyordur belki. Sen de blog ç da şu bir bavul kitabın yorumlarını okuyalım senin dilinden.;-)

Anne beni en çok "senin için 1000 tane olsa getiririm" cümlesi sarstı. Aslında öyle çok sarsıcı cümle var ki... Bugün internetten filmini izlemeye başladım ama kesinlikle kitabın yanında yavan kalıyor.

İncegülcüğüm, bak uyarmadı deme, ben bu sabah şiş gözlerle uyandım.:) Ama sen yine de oku. Sonra senin bakış açından da yorumunu okumak isteri.

OzLeM dedi ki...

Bu filmin afişini sevmedim ben nedense. Klişe vizyon filmlerinden biriymiş hissini uyanırıyor bana her gördüğümde. Kitabını sen de övdün madem, okuyacağım ama göz göre göre içimi burkmaya hazır değilim henüz.Zamanı gerlir nasılsa:-)

Geveze Kalem dedi ki...

Özlemciğim kitabı okurken filmi olduğunu bilmiyordum. Bitirince hemen ertesi gün internetten buldum ve izlemeye başladım. O kadar sıkıcı, o kadar yavandı ki, kitabın büyüsünü bozar düşüncesiyle izlemeye devam etmedim.
Ama kitap... okunmalı!

sufi dedi ki...

Sevgili geveze kalem "Amir ve hassan'ın hikayesinden sonra Persapolis'teki küçük kızı seyretmelisin ."Taliban rejimi ve hümeyni rejimi"bizdeki şu andaki rejime çok benzerlikler göreceksin eminim .Sevgilerimle.Dilek

Tabiat Ana dedi ki...

bu kitabın filmi uzun zamandır izlenmek için sıra bekliyor.Ancak az önce yorumda önce kitap demişsinya acaba biraz dahamı beklese bilemedim şimdi.

Geveze Kalem dedi ki...

Sufi, çok teşekkür ederim, hemen araştıracağım. Ama filmi izlemeden bile benzerlikleri gayet açık seçik bilip, gördüğümü söyleyebilirim.

Tabiat Ana aman dur, filmi izleme.:) Lütfen kitabını okuduktan sonra izlemeyi DENE. Niye dene diyorum biliyor musun, çünkü daha ilk dakikalarda izlemek istemeyeceksin.;-)

mehtap dedi ki...

Sizin sayenizde bu kitabı öğrenmiş oldum.Ben şu an secret adlı kitabı okuyordum ve sırada Empati adlı bir kitap vardı ama öncelikle bu kitabı okuma isteği doğdu.en kısa zamanda edinip okuyacağım.Tavsiyeniz için teşekkür ediyorum.sevgiler.

Geveze Kalem dedi ki...

Mehtap, ben de empati'yi okumak istiyorum. Ama sen önce oku da yormlarından dikkate değer olup olmadığını anlamaya çalışayım.;-)
Bu yazarın "Bin Muhteşem Güneş" kitabını okumaya başlayacağım elimdekinden sonra. Onu da anlatırım blogta.;-)
Sevgiler...

pigmelerle.dans.eden dedi ki...

Turkiyede bulundugum sira babama da okutmaya kalkmistim da gozleri dolu dolu `ben bu kitabi sevmedim` demisti. Bir baba olarak yuregi kaldirmadi kitapta olup bitenleri...

Geveze Kalem dedi ki...

Yazı da da belirttiğim gibi, hayatta bu kadar ağlayarak okuduğum başka bir kitap olmamıştır.
Babam da başlayacak bu kitaba. O da çok hassastır bu konularda. Bakalım o sevecek mi?;-)

mehtap dedi ki...

Tavsiyeniz üzerine okudum ve gerçekten çok etkilendim.sırada benim de bir muhteşem güneş var.tekrar teşekkürler.iyi bayramlar

Free For All dedi ki...

good layout. want you show me how make it???

see me at TIPS GROW UP PAGERANK