Yuh artık!

|

"Dülülülüüüü..."

"Alo?"

"İyi günler,"

"İyi günler?"

"Geveze Kalem'le mi görüşüyorum?"

"Evet buyrun benim?"

"Geveze Hanım, ben Finansbank'tan arıyorum,"

"Evet?"

"Öncelikle yaptığımız görüşmenin kayıt altına alındığını bildirir..."

"Bir dakika, niye ki?"

"E güvenliğiniz için efendim."

"Kimin güvenliği?"

"Sizin güvenliğiniz efendim."

"Benim güvenliğimi sağlamak size mi kaldı?"

"..."

"Konuşmamın hiçbir şekilde kaydedilmesini istemiyorum, bu bir. İkincisi siz beni ne amaçla arıyorsunuz?"

"Bankamıza kredi kartı başvurunuz daha önce olmuş muydu efendim?"

"Hayır hiçbir şekilde olmadı."

"Biz size kredi kartı sunmak ve..."

"Benim sizin bankanızla şu ana kadar hiçbir bağlantım olmadı. Kart talebim de olmadı. Siz benim isteğim dışında bu kararı verip, üstüne bir de görüşmemi kayıt altına aldığınızı söylüyorsunuz. Size bu hakkı kim veriyor?"

"Peki, iyi günler diliyorum efendim. Çat!"

Yuh artık! Sicilimiz yedi kat yabancının elinde eleğe dönüyor, gıkımızı çıkaramıyoruz. Neymiş, güvenliğimiz içinmiş! Güvenli alanımı tehlikeye sokanlar da aynı adamlar, tutup tehlikeyi savuşturduğunu iddia edenler de. Oyuncak olmuşuz be! Uyandım uyanmasına da, ne yapacağımı bilemiyorum ki?

Bu yedi kat el adamlar, anamın kızlık soyadının birinci ve üçüncü harfine kadar biliyorlar, ben hâlâ blog denen şu alemde adımı -sözümona- saklayıp 'Geveze Kalem' diyorum ya, niye ki?

Güleyim bari.:)))

22 yorum:

Haydins dedi ki...

arayan aradigini pisman olmustur eminim :)

Geveze Kalem dedi ki...

Bence haklı olduğumun farkına varmıştır.:) Yani en azından bunu hayal ediyorum.:)))

Vladimir dedi ki...

Arayan on averilen görevi üç kuruş maaşa yapıyor ona kızmayın lütfen. Kimsenin telefon numaramızı elden ele dolaştırmaya ve aratmaya hakkı yok. Evet o kızcağız aradığına pişman olmuştur eminim ama o gün aramasın gereken 3847 kişiyi de o bozuk moral ile aramaya devam etmiştir. Bu şekilde aramalar yaptırtan şirketlerin bizleri bu şekilde rahatsız etmeye hakkı olmadığına inanıyorum.

Bu tarz telefonlar almak son derece sinir bozucu olabiliyor.

ozgurruya dedi ki...

Bankalar maalesef işin suyu çıkardı ve neredeyse eve posta ile kredi kartı gönderip "bu sizin, siz başvurmadınız ama biz yine de gönderdik" diyecekler. Belki de böyle yapanlar da olmuştur.

TuBiKKo dedi ki...

en büyük sıkıntılarımdan biridir bu. Kafamı işe en çok verdiğim önemli bişeyle uğraştığım zamanda cep telefonum çalar.. efendim bilmem ne bankasından arıyoruz sizi bi kampanyamız hakkında bilgilendirecektik de...Eee?
''Vaktim yok ama çok meşgulüm'' diye qsavuşturmaya çalışırım kibarlıkla.
'' Peki ne zaman müsait olursunuz?'
Mesai saatleri dışında arayın beni altından sonra lütfen.Hatta mümkünse haftasonu olsun''

'' Efendim haftasonu çalışmıyoruz''
Ben içimden; '' eşrı pırüt6058y* 9u4l3rk 4,ğ5umy680u4 6580^+^&: / Ç%(%& ''
Sonra ağzının payı bir güzel verilip telefon kapatılır.Hakediyolar mı? Evet bazen fazlasıyla hem de...AMa sabır denemekten asla vazgeçmiyorlar maalesef

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Telefonun diğer ucundakinin yüzünü görmek isterdim. Eminim kimse ona "benim güvenliğimi sağlamak size mi kaldı?" dememiştir :) Sonra oturup düşünmüş müdür dersin, bu ezbere herkese söylediği lafın aslında ne kadar saçma bir laf olduğunu?

Geveze Kalem dedi ki...

Vladimir, telefondaki kişiye kızdığımı mı düşünmüştün?:) O, bağlı olduğu kurumu temsil ediyor. Tutup, "beni bu kararı alan kişiye aktarır mısınız?" deseydim eminim anlamsız olurdu. En azından hem bu kız(telefondaki) hem de olur da bu kaydı dinleyen birileri varsa onlar, saçma bir uygulama yaptıklarının biraz olsun idrakına varabilmişlerdir. Kızın moralinin bozulduğundan çok, benden başka araması gereken 3846 kişiye bunu nasıl izâh edeceğini düşündüğünden eminim.:) Doğrusu da bu olmalı.
Sevgiler...

Özgürrüya eminim olmuştur.:)

Tubikko, hayatım boyu en anlamsız bulduğum meslekler bankacılık ve sigortacılık olmuştur. Hiçbir yaratıcılık gerektirmeyen bir düzende yürür tüm işler. Çok arkadaşım vardır bankacı ve sigortacı. Hep sorarım onlara, "Sıkılmıyor musunuz?" Ama sonra bir de onlara bakarım, zaten hayatlarında yaratıcılığa hiç kadar az yer veren insanlardır onlar. Niye sıkılsınlar ki?
Ama bu sistem eninde sonunda değişecek bence. Bu krizler insanları yaratıcılık gerektiren mesleklere veya dallara yönlendirecek en sonunda. Bankacılık dediğin işler üç beş insanla, çoğunlukla bilgisayar destekli sürdürülebilecek bir iş. Bunca insan çok daha yararlı mesleklerde güçlerini harcayabilirler bence.
Her neyse, bak sana denk geldi gevezeliğim.;-)

Aydan Atlayan Kedi, eminim düşünmüştür. Ya bu arada ben seni tanıyor muyum acaba? Şu profil fotoğrafın ne kadar tanıdık geldi.

Sevgiler...

Belgin dedi ki...

Bende cok sinir oluyorum bu telefonlara. Günde en az iki-üc defa aradiklari zamanlar oluyor. Bir seyler kazandiniz diye basliyorlar söze, sonrada sana abonelik. Loto-Toto veya kredi karti falan satmak istedikleri cikiyor ortaya. Ben artik kibarligi elden biraktim, onlar söze baslamadan ilgilenmiyorum deyip kapatiyorum.
Birileri gecen gün nerden ele gecirdiyse Banka Hesap Numaramizi ele gecirmis ve hemen 200.- Euro hesaptan cekmisler, Allahtan ki hemen gidip Parayi geri aldirabildik. Iste burada da durumlar pek farkli degil gördügün gibi.
Sevgiler

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Bilmem. Belki başka birine benzetiyorsundur. İnsan insana benzer :)

Brajeshwari dedi ki...

Haklı mı yoksa mutlu mu olmak istiyorsun diye bir söz var.Ben bu tür durumlarda hep bunu hatırlarım..:)

Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

ne fena, cok hakli oldugunuz, bunu dile getirdiiniz bir konuda bile baskalarini rencide edebiliyorsunuz. siz nasil baskalarinin yaraticiligini yargilayabilirsiniz ki? siz cok yaratici olabilirsiniz ama bu size baskalari hakkinda yargida bulunma hakkini vermez diye dusunuyorum, belirtmek istedim. bu da benim nacizane 'fikrim' hakkinizda...

Geveze Kalem dedi ki...

Sevgili Adsız,
Anlayamadım bankaları ve sigorta şirketlerini mi rencide ettim acaba? Çünkü imâ ettiğiniz şey bankacıları ve sigortacıları rencide ettiğimse, yazılanları olumsuz değerlendirmek eğiliminde olabilir misiniz acaba?.
Ben bu kesim insanları yargılamış değilim, sistemin yanlışlığından bahsediyorum. Ayrıca sadece bankacı ve sigortacı arkadaşlarımla yaptığım bir diyaloğu alıntıladım, onlara her zaman bunu sorarım ve yaratıcılık gerektiren, keyif alacakları mesleklerle neden ilgilenmediklerini sorarım. Yaratıcılıkla değil, kazançla ilgilendiklerini söylerler. Hatta hatları belirlenmiş bir işte kendilerini daha güvende hissettiklerini de. Hayatlarında da böyledirler. Düz yaşamayı severler. Bu şartlarda "Niye sıkılsınlar ki?"

Kurumlar olarak söylediğim sözlerin hâlâ arkasındayım; yaratıcılık gerektirmeyen ve bu kadar çok insan gücüne ihtiyaç olmayan meslekler bunlar. Bu kadar insan çok daha yararlı işlerde emek harcasalar daha iyi olmaz mıydı? Tabii bugünkü sistemden bahsetmiyorum. Bu alanlardaki gerekli düzenlemeler zamanla yerine oturduğunda, bu kadar insan bu meslekleri seçmeyecektir mutlaka. O zaman içlerine bakacaklardır; gerçekten ne yapmak istedilerini ve nasıl daha faydalı olabileceklerini düşüneceklerdir. Birçok insanın yalnız 'ekmek' kaygısından öğretmenlik mesleğini değil de sigortacılığı seçtiğini hiç fark etmediniz mi?

Fikrinizi paylaşmanızdan memnunluk duydum. Böylelikle eğer eksik bir anlatımda bulunmuşsam onu tamamlama şansım oldu.
Sevgiler...

Geveze Kalem dedi ki...

Belgin, sen yurtdışında mıydın? Yazdıklarını okurken içimden 'pes' diyordum, bunların Türkiye'de olduğunu ve hiç haberim olmadığını düşünüyordum. Ama sahiden pes! Bu kadarına diyebilecek bir şeyim yok valla.:)))
Sevgiler...

Aydan Atlayan Kedi, dur bakalım bulacağım.;-)

Burcucuğum, yorumunu okuduğumdan beri üstünde düşünüyorum.:) Ama valla çözemedim daha. İyi bir şey gibi duyuluyor ama uçları birleştiremiyorum bir türlü. Bir el atıversen rica etsem?;-)

PrimaRima dedi ki...

off offf arayan şahıs aradığına bin pişman olarak kapatmışdır herhalde ama çok iyi olmuş ya birinin bu şekilde bir cevabı yapıstırması gerekliydi.Hepimiz adına olmuş olsun:)
teşekkürler.

Aysegul dedi ki...

Finansbank bu konuda kesinlikle çok dirayetli bir bankadır. Bir kez beni de takibe başlamışlardı, ancak iki yıl kadar sonra bakın bende bankacıyım ve artık elinizdeki o telefon listesinden beni silmezseniz genel müdürünüzü arayıp şikayet edeceğim tehditlerim karşısında listeden çıkmayı başarabilmiştim. Sana kolay gelsin :))

Adsız dedi ki...

ÇKO GUSEL BI BLOTUN VA.BNEN ETİNİ
STATAN BI HYAT KADINIYM.KUCUMMSEME.

HYAYAT COK ACIMASSIZ.BNCE SIK SIK
UGRRYPIP YASI YSAMMI.

SVEVGILER

SAMSSUNLU FERHAN

Adsız dedi ki...

ÇKO GUSEL BI BLOTUN VA.BNEN ETİNİ
STATAN BI HYAT KADINIYM.KUCUMMSEME.

HYAYAT COK ACIMASSIZ.BNCE SIK SIK
UGRRYPIP YASI YSAMMI.

SVEVGILER

SAMSSUNLU FERHAN

Geveze Kalem dedi ki...

Sevgili Ferhan,
Niye küçümseyeyim. Lütfen sık sık uğra ve yaz. Hatta keşke mail gönderme imkanın varsa, bana mail de yazsan. Çok memnun olurum.
Sevgilerimi gönderiyorum...

Geveze Kalem dedi ki...

Ebru, valla lâf yapıştırmış falan değilim aslında. Kendi hakkımı kullanmaya ve savunmaya çalışıyordum. Bir de şu zeitgeist filmini izleyince, daha da bir dank etti kafama. Amerika'da adamın biri mortgage ile aldığı evini, ödeme yapamaması yüzünden kaybetmiş. Ve bankaya dava açmış. Uluslararası takas kurallarına göre adam kendine ait evini alışverişe dahil ettiğini ama bu kurallara uygun olarak bankanın kendine ait olmayan parayı ortaya koyduğunu söylemiş. Bankalar kendilerine ait olmayan parayı kullanıyorlar. Ve daha birçok detayı var bu meselenin. Sonuçta adam davayı kazanmış, evini geri almış.;-)

Ayşegül, sanırım bu arayışları ilk ve sondu. Ama benzer bir örnek de bende var. Nedendir bilmem Akbank'tan bana sürekli kredi borcumu hatırlatan mesajlar gelip duruyordu. Ne Akbank'la ne de krediyle falan alakam yok benim. Birkaç mesajdan sonra arayıp yanlış yere mesaj gönderdiklerini söyledim. Dikkate almış gibi göründüler ama yine mesajlar gelmeye devam etti. En son, 'e yeter ama artık. Hâlâ niye bana mesaj gönderiyorsunuz? arayıp bilgilendirmiştim sizi,' dedim. Telefondaki görevli bana kredi koşullarını anlatmaya başlayıp, kredi almayı düşünüp düşünmediğimi sordu.:))) E ben daha ne diyeyim...
Sevgiler...

ebru dedi ki...

yani ya hahaha dersin buna ya da vahvahvah halimize, ikincisi daha uygun?

ibrahim dedi ki...

Finansbankın sisteminin müşteriyi sömürme üzerine kurulu olduğunu düşünüyorum.Her an yeni bir uygulama başlatıp bunu ekstrelere ekliyorlar ve "sistem böyle, biz karışamayız" diyerek sıyrılmaya çalışıyorlar. Bu şekilde binlerce insanın parasını alıyorlar.

Mahkemeye, Hakem Heyetine başvuran hakkını alır.
Yaşadığım örnek aşağıda.
http://www.ibrahimzengin.com.tr/2009/02/28/finansbanki-nasil-yendim/

Adsız dedi ki...

kwho eqwmc Porn nbcooi r rc p ovw