Dile, Dilediğince...

|

Daha dün yazmıştım 'Barış'lı Günler'e, şimdi yeni yerinde. Bu bloğun açılmasına vesile olmuş bir yazıdır.;) 'Sır'a dair...

''Daha önce nerede yazmıştım hatırlamıyorum (bu geveze kalem durmadan bir yerlere iz bırakıyor. Hımm, 'geveze kalem' güzel bir blog adı olarak duyuluyor.Hemen bu adla bir blog açmalıyım, nasıl olsa birikimlerimi düzenleyeceğim vaktim olduğunda çarşaf çarşaf dolacaktır, ahh o gelmez vakit;)) tatil kitabı olarak hafif olması nedeniyle yanımda taşıdığım 'The Secret' hakkında ne kadar ön yargılı düşündüğümü anlatan bir yazıydı. Bu ve benzerleri çok yazılıp, çizildi ama yazılanları sindirebilmem için bir olgunluğa 'erişebilmem' gerekiyormuş demek ki.
Meseleyi bilen bilir, bir daha özet yapmaya çalışarak, özet yapmaktaki beceriksizliğimi ortalık yere dökmeyeceğim. Hele ki anafikirle ilgili kısa bir cümle yazmaya asla çalışmayacağım çünkü benim gibi bir detaycı için bu tam bir yüzüne gözüne bulaştırma halini alır.
Sonuç şu ki kitapta 'sır'ı keşfetmeye yönelik başlangıç adımlarını izlediğimde ilk başta sadece denemek için küçük şeyler dilemiştim; iki tel toka bulmak, tam kafamda canlandırdığım park yerine park etmek gibi. Bunların şaşırtıcı bir şekilde gerçekleştiğini görünce etkilendim ve biraz daha büyükçe bir şey diledim; tabii kendimce büyük. Hatta tarih olarak da eylül'ün başını belirlemiştim kendi kendime. Yani tam olarak demiştim ki, 'Şu olsun ama hemen değil, eylül başı olsun.' Bunu diledikten sonra evrene saldım, gitti.
Ve dün o şey kendiliğinden oluverdi, ben tüm bunları unutmuşken.:)
Şimdi ne dilesem acaba? Hadi bakalım bir adım yukarıya taşıyalım dileklerimizi. Aslında çok dilediğim bir şey var ve onun için de gelecek yaz veya sonbahar gibi bir tarih belirlemiştim. Off niye yakın zamanda olmasını dilemiyorum ki?''

3 yorum:

Butterfly dedi ki...

bu kitabı bitiremedim ben, leimde uzadı gitti en sonunda fırlatıp attım bir köşeye belki daha farklı b,r zamanımda okuma isteğim geri gelir diye ama gelmedi, okuyamadım:( inanmadığımdan da degil üstelik sanırım sadece zamanlama hatası vardı başladığımda. ve hep öyle kaldı.

'Annem'in kalemi... dedi ki...

Zaten ben de bitirmedim. Ama bitirilmesi gereken bir kitap değil bence. Çünkü sürekli aynı mesele farklı örnekler ve cümlelerle tekrarlanıyor. Aslında ilk birkaç sayfasında insan kendini kötü hissediyor, başına gelen her kötü şeyin sebebinin kendin olduğun anafikri çokça tekrarlanıyor çünkü. Ama sonra nasıl iyiye ulaşacağın anlatılmaya başlıyor, o zaman kendini daha iyi hissediyorsun. Zaten olay sadece şu; dile! İçine başka hiçbir düşünce karıştırmadan dile.
Eğer başlamak için yanlış zamanda olduğunu düşünüyorsan bu en iyi zaman demektir aslında;-)

Butterfly dedi ki...

son cümlen beni çok güldürdü, hala okuldayım, gece dersim 11 gibi bitecek gider gitmez bir hamle daha yapıp elime alsam mı acaba? aramızda duygusal birşeyler gelişir mi bilm,yorum ama hani demişsin ya, "dile" ben bu gün öyle güçlü bir şey diliyorum ki sabahtan beri, dua gibi mırıldanıyorum, ve belkide haklısın en iyi zaman bu olsa gerek, hazır kendimi de iyi hissettiğim bir gün yakalamışken hayattan:) Sevgiler.