Renkler, Günler...

|
Günlerin ve hatta saatlerin de renkleri vardır benim için, tıpkı mevsimler gibi. Mesela bugün mavi-griydi, hani böyle soğuk, tatsız, cansız ve biraz da değersiz. Hani kış ayında evinizde hiçbir ısıtma cihazı çalışmıyormuş gibi mavi, sanki ortalık berbat dağınık, pismiş gibi de gri.
Mesela yarın yeşil gün olacak, biliyorum. Ama koyu yeşil, yaprak yeşili. Temizlik günümüz yarın, her taraf tazelenecek. Tazelendikten sonra da şöyle sıcak çayımı alıp, televizyonun karşısına geçebileceğim gibi bir turunculuk da olmayacak. Çünkü yeşil günler hep üretmek ister canım. Mesela etrafa şöyle bir göz atacağım ve elimi kolumu bağlayan angaryaların olmadığını görünce hemen bir zamanlar 'Vikingler' çizgi filminin küçük kahramanı gibi parmağımı burnuma sürtüp düşüneceğim ve 'Tamam!' diyerek, bulduğum yeni uğraşıma vakit ayıracağım.:-)

Ertesi gün büyük bir olasılıkla turuncu gün olacak, hele de güneş yüzünü gösterirse... O gün oğlumla halının üstünde kıkırdaşarak, yuvarlanıp duracağız. Öğle uykusundan önce bir park yaparız, kuru yapraklarda ayak izlerimizi hışırtılı bir nâmeyle bırakırız, sonra kuzum uyur, ben kahvemi alır bilgisayarımın başına geçerim, şu sıralar fena halde merak saldığım animasyon meselelerini kurcalarım, sonra kuzumla yine oynaşırız falan...

Sonraki gün sarı, çünkü cumartesi ve tatil! :-) Zaten 9-6 çalışmayan biri için tatilin ne önemi olduğunu sorguladığınızı duyar gibiyim. Öyle demeyin, tatil günleri tüm konu komşu, eş dost, yedi mahalle de tatil olduğu için ortalıkta bir hareket, tatlı bir telaş (hele ki yılbaşı öncesi), sesler, gürültüler falan oluyor ya, insan kendini yalnız hissetmiyor. Gerçi o gün kuzunun babası belli bir saate kadar yine çalışıyor olacak ama olsun, biz yine de onu bekleyip, birlikte yapacağımız şeylerin hevesiyle vakit öldürüyor olacağız. Sonra babamız gelecek ve biz de sarı kalabalık fotoğrafta yerimizi alacağız.

Sonraki gün... Ah işte o BEYAZ! En sevdiğim renk. Genelde hiçbir plan yapılmadığından, herhangi bir köşesinde noktacık belirtilmemiş, ak pak, tertemiz bir sayfa kadar beyazdır pazar günleri. O gün akşama kadar çoğunlukla spontane planlarla sayfa doldurulur. Bazen ortaya duru bir doğa resmi, bazen arkadaşlarla yapılan sohbetin her daim geçerli bahanesi kahve resmi, bazen de ailelerle yenilen yemeğin dumanı üstünde tüten, kahkaha eklenmiş resmi çıkar.

Off, pazartesiler çoğunlukla sütlü kahvedir! Tatil bitmiş, kalabalıklar gitmiş, eğlencenin sesi susmuş, sıradan mı sıradan pazartesiler... :-( Hani durum pek vahim olmadığından koyu kahve demiyorum ama sütlü kahve de yeterince sıkıcıdır ve onunla ne yapacağını bilmez bir halde alır eline, kalırsın öylece.

Mesela baharın şöyle ılık, cıvıl cıvıl hafta arası günleri vardır ya, hani alır kuzunu açıkhava gezmelerine gidersin, hele de yanında çocuklu arkadaşların varsa, onlar bir köşede oynarken veya uyurken sen denize karşı püfür püfür bir havada çayını yudumlar, dedikodu yaparsın ya, işte o günler fıstık yeşili ile pembe kombinasyonudur benim için. :-) Kıpır kıpır, canlı, mutlu, heyecanlı, biraz dinlenmiş...

Bir de mor günler vardır. Parmakla sayılacak kadar az yaşamışımdır mor günleri; depresif ruh halin seni fecî esir alır, tablo ne yapsan değişmez, sanki dünya sana düşmanmış gibi bitkin bir mutsuzluğun vardır... Mor günlerim az olduysa da eflatun tonu bana sık uğrar. (Yazının başında bugünü renklendirirken mavi-gri mi demiştim? Ben en iyisi ona biraz da eflatun katayım, yakışır.)

Neyse efendim, benim renkli günlerimin listesi böyle uzar gider... Şimdi, 'Gününüz hangisi olursa olsun, rengi hep turuncu mutluluğuyla dolsun!' diyesim vardı ama bunun bir versiyonu hava durumu programlarından birinde kullanıldı. Siz şimdilik 'İyi günler,'le idare ediverin artık. :-)

21 yorum:

evrim (akira) dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın günlerin renklerini:) pembe günleri pek severim bende...

Geveze Kalem dedi ki...

Şimdi sen gecenin bu saatinde bana gelmişsin ya, günümün bu saati pembe oldu birdenbire. :-)

ebru dedi ki...

semacım ya günlerimi renklerdin birden benim, ne güzel böyle şeyler düşünmek, ve paylaşmak. biz sana fıstık yeşili-pembe bir günde geleceğiz, baharın güzel renkleriyle birlikte:-))

Butterfly dedi ki...

Sema mailini okuyunca açtım baktım ki aaa yeni yazı varmış dedim, şimdi derse girmeden okudum hızlıca çok ilgimnç nerdeyse bir haftadır renklerin karakter analizi diyre bir kitap okuyorum, herkese test yapıyorum ne çıkıcak karakteriniz hangi renk diye, ama senin anlatımın tabi çok başka bir açıdan bakıyor bir zamanlar benim bir pembe bir de mavi odam var, her ikisinde ağırladığım insanlar da farklıdır demişliğim vardır, bazı insanları pembe ve mavi diye ayırarak kategorize etmiştim ama sonraları yaşamın içinde kendiminde öyle karmakarışık renleri-o ruh hallerini- yaşadığım oldu, hatta benimki öyle sık değişti ki, gün içinde iki uç noktaları bulduğum oldu, yazını okuyunca onları anımsadım ama ne yalan söyleyeyim hayatımın bir 10 yılını pazar günlerinden hep nefret ederek geçirdim, hikayenin gerisini mailden yazayım buraya uygun kaçmaycak:) sevgiler

Geveze Kalem dedi ki...

Ay Ebru, çığlık attım resmen! :D Hani fıstık yeşili-pembe bir günde geleceğiz demişsin ya, birden öyle bir günde sizlerle olmak canlandı kafamda, çok mutlu oldum.:)))
Ama siz hangi renk günde gelirseniz gelin zaten rengi fıstık yeşili-pembeye döner.;-)

Butterfly, o kitap ne? Bu durumda benim kişilik analizimde ne çıktı? Ben senin hangi renk odandayım? Neden pazar günlerini sevmezdin? yazsana ne olur!:)

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Semacım, bende dün akşam eşime şehirlerin bana çağrıştırdığı renklerden bahsetmiştim sonra oturup uzun uzun her şeyin bir rengi olduğuna kadar gelmiştik o yüzden bu yazın bana o kadar tanıdık,o kadar yakın geldi ki anlarsın heralde:))) yok yok kesin var bir şeyler sen benim kayıp ikizim misin yoksa ??? yada burcun ne senin söylesene???

Geveze Kalem dedi ki...

Elbette ki İKİZLER! :)))

Var bir şey var.:)
Bence her şeyin rengi, kokusu, tadı vardır. Mesela çok ilginç eskiden, yani küçüklüğümde sık bayılırdım ben. Bayılmanın geleceğini birden bire burnumu delen bir kokudan anlardım. Bayılan birçok kişiye sordum siz de bir koku alıyor musunuz diye, kimse almıyormuş.:(
Yani anlayacağın bayılma duygusunun bile kokusu olduktan sonra, günlerin renkleri, şehirlerin renkleri, kokuları olmuş çok mu! :)))

sessiz balik dedi ki...

semacım
çok sevdim ben bu yazını çok .ama ben maviyi çok sevdiğim için neşeli günlerimi maviye boyardım. yine de boyardım işte : yani bence de renksiz olmaz. renk demek ;tad demek ; koku demek his , hissetmek demek.
hissederek yaşamak demek. öyle yada böyle bir rengi varsa yaşantımızın hissediyoruzdur.
neşeyi de hüznü de :)

Butejoy dedi ki...

benim icinde, sehirlerin rengi vardir coook eskiden beri...
gormedigim sehirler icin daha cok zihnimde olurdu renk sekillendirmesi..
manisa :sari,
trabzon turkuaz,
van :kahverengi...
vs vs vs...

ama bunu simdiye kadar hic kimseye soylweyemiyorum,zaten resimciler deliolur deniyor her yaptigim cevremdekilere tuhaf geliyor..bir de boyle birsey soyleyip insanlari n hoo ne demek nasillarini dinlemek istemem?:))

valla yilardir hep icimde kalan birseyi dokmus oldum:))

Aslı dedi ki...

Zevkler ve renkler farklı olsa da mutluluğun rengi bir taneymiş, o da yüreğin bize yaşattıklarında saklı... Ne güzel yazmışsın, bir solukta okudum...
Benim en mutlu günlerim mavi ve siyahtan ibaret... Neden mavi dersen; mavi zaten doğuştan gelen tutkum; ferah, duru...
Peki siyah?
Bana göre zaten içinde bir renk cümbüşü var... Fırlama kırmızı, dingin yeşil, taze sarı, şirin pembe, olgun mor... Görmek için sobeleme oyununu sevmek gerekiyor birazcık:))
Bütün günlerin mutluluk renginde olsun Semacım,
Sevgiler...

Sardunya dedi ki...

Sen yine hangi kıvrımına saklandın beynimin? Kaç gündür günümün rengini tanımlamaya çalışıyordum. Sezonluk bir renk bulayım dedim hatta. Sisli mavi mi buz mavisi mi derken yazın geldi:) Rengarenk oldu elim yüzüm:)

Butterfly dedi ki...

Renklerle ınsanları tanıma klavuzu, yazarı oguz saygın, kıtabı al kendını test et zıra bu bıraz daha farklı bır bakıs acısı ınsan ılıskılerı ıcın, benım rengım sarı cıktı ama kırmızı ıle sarının karısımıda varmıs bende ogrendım, analızlere bakınca evet dedım bu benı anlatıyor zaten, uzundur renk odalarım kapalı:( neden pazarları sevmedıgım sana ozel bır yazıyla gelecek, burdan degıl ama maılden:)) sevgıler

Geveze Kalem dedi ki...

Sessiz Balık'çığım ben de maviyi çok severim.:) Ama mavi ne yaparsan yap, dinginliğinin yanı sıra soğuktur da. O yüzden maviyi bir de griyle karıştırınca günüme uygun oldu.:)

Sevinç, senin şehir renklerine ben de bir tane ekleyeyim;İstanbul-gökkuşağının sise bürünmüş renklerinde...
İnsanlara nasılı anlatmak zordur. Bütün meslek yaşantımda en çok bunun zorluğunu yaşadım. Bir kolaksiyon hazırlıyorsun ve 'kütük' patronun ısrarla pek beğendiği bir renkteki kumaştan kolleksiyona ya da kombinasyonuna parça eklemek istiyor. Olmaz diyorsun, 'Neden?' diye soruyor hemen. E olmaaz! Nasıl açıklayabilirim ki? Göz var nizam var desen adamın gözü de nizamı da o kadar işte.:))) Anlıyorum arkadaşım, sen anlayanlarla paylaşmaya devam et en iyisi.;)

Aslı, hımm arkadaşım sende de boyalarla tanışıklık kokusu alıyorum.:) Evet, zaten siyahın renk olmadığı söylenirdi bize okul yıllarımızda. Bütün renklerin karışımı olduğu için siyah çok doyurucudur. Ayrıca giyimde en çok tercih ettiğim renktir.
Senin de günlerin mutluluk renginde olsun.:)

Sardunya, Allah Allah, ne çok insan renklerle haşır neşirmiş şu aralar. Ben bir parça tercüman olmuşum, daha doğrusu ilk harekete geçen olmuşum sanırım. Bu yazı aklıma nasıl geldi biliyor musun? Tam Barış kucağımda uyutmaya çalışıyorum, birden kendimi çok yorgun hissedip 'offf!' dedim ve aklımdan geçen ilk cümle şu oldu, 'Neyse yarın yeşil bir gün olacak!' Zihnimin kendi kendine mırıldanmalarından bir cüle yakaladım ve o artık benim oldu.:))

Butterfly, hemen not alıyorum, bayılırım böyle kitaplara. Sırf bu yüzden bir aralar kokoloji'lere sarmıştım. Sana onu da tavsiye ederim, hani kendini tanıyormuşsun ya;-)

Aslı dedi ki...

Semacım,
Sevdiklerinle geçireceğin sağlık dolu, huzur dolu nice yıllar diliyorum...
Sevgilerimle...

Aysegul dedi ki...

Yeni yılda renklerin en parlakları seninle olsun.. Mutlu ve çooookkk keyifli bir yıl diliyorum...

zilsizzarife'nin yeri dedi ki...

Renkli günlere yakışır bir dilek olsun o zaman yeni yıl rengarenk geçsin ve hep seni mutlu etsin.Mutlu senelere:)

elektra dedi ki...

:) geveze kalem, benim çalıştığım sektör senin renklerin yerini benim dünyamda biraz değiştirse de, renkler ve günler eşleştirmene sonuna kadar katılıyorum. özellikle o gri ev içi renkleri. tatil günlerimde evin o gri rengini değiştirmek için az temizliğe kalkışmışlığım ve sonrasında ' iyi halt ettim, geberiyorum yorgunluktan' demişliğim çoktur. ki, üst baş alırken tercihim griden yanadır. ama evde griden nefret ederim.
güzel bir yıl olsun bu yıl. mutlu yıllar...

Geveze Kalem dedi ki...

Aslı, Ayşegül;
Güzel dilekleriniz karşılıklı olsun. Sizlere de mutlu bir yıl diliyorum.

Zilsizzarife,aaa beni burada bulmuşsun!:) Şifreli yayına geçtiğinden beri ben seni takip edemez oldum. Davetiye için nereye mail atmam gerekiyor?
Yok yahu öyle çok renkli olmasın :) Güzel günerin renkleriyle dolsun yeter. :D
Mutlu Yıllar!

Elektra, o zaman ben de sana 2008'in hep yeşil ev günleri getirmesini, turuncu keyifler tattırmasını, fıstık yeşili-pembe kombinasyonunda mutluluklar yaşatmasını dilerim. ;-)
Ama sen yine de giyimde hep griyi tercih ediyor olmanı bir daha düşün.:) En azından gri pantolonunun üstüne sarı bir triko giymeyi dene, ya da ateşli bir kırmızı, hatta doygun bir gece mavisi bile olabilir... Kendini daha cesur hissedeceğinden eminim. ;-)
Mutlu Yıllar!

mavimantar dedi ki...

Sevgili Sema,
Sana gökkuşağı misali bir yıl diliyorum...
Mutlu yıllar...



Not:Mavi benim de rengim...Soğuk olarak anılır mavi ama aslında özgürlüğün,özgür ruhun rengidir...

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Bende yeni yılın senin için huzurun, mutluluğun rengiyle boyalı bir yıl olmasını temenni ederim...
Sevgiler

www.edasuner.com dedi ki...

Umarim beklemedigin kadar bereketli ve güzel bir yil gecirirsin.
Sevgiler