Çöplük

|

Yığıldılar epeyce. Bir dağ gibi yükseldiler. Artık o kadar çoklar ki, en eskilerini unutmuşum çoktan; alt katmanda sıkışmışlar. Neredeyse her gün yenisi ekleniyor, çöp dağım giderek büyüyor. Ama mutsuz değilim, çünkü onlar benim 'tutunduğum sebeplerim'!


Arada sırada dolanıyorum çevresinde; ne çoklar! Bir ısırımlık alınıp atılmışlar, yarım şişe içilip bırakılmışlar, birkaçı eksitilmişlerle dolu çöp yığınım. Ama hâlâ hepsi taze. Göremiyorum en eskilerini ama biliyorum ki onlar bile körpecik daha. Salmamışlar kokularını.


Ben hâlâ bekliyorum, koruyorum onları çöp evimde; belki bir gün sahipleri gelir benimle paylaşır diye.


Bazen diyorum ki alsam elime en kocamanından kara bir poşet, doldursam hepsini içine körlemesine, fırlatıp atsam sonsuzluğa... Dönüp baksam sonra, sevinir miyim her yer tertemiz diye?


Ne mümkün! O boşluk giderek büyür içimde, biliyorum. Arsızca yayılır. 'Balon'a çevirir beni. Sonra bir çentikle, yükselirken göğe söner, kaybolurum. Ben çöplerimle olmaktan memnunum. Çünkü onlardır benim 'tutunabildiğim sebeplerim.'


İnsan bazı şeyleri bir türlü öğrenemiyor. Mesela umut etmemeyi öğrenemedim ben bir türlü; hayat sıklıkla hayal kırıklıklarımı tazelese de. Herkes bir vaatle ilişti yanıma. Hatta canlı cansız her şey, bir vaate bürünüp süzüldü içime. Sonra bir baktım kaybolmuşlar; ortalıkta ne kendi var, ne vaati... Gittiği yerde çöpü kalmış ,vaadinden geriye.


Hepsini yığdım. Hâlâ da yığıyorum. Umutlarım onlar benim. Elbet bir gün paylaşılacağını tutkuyla beklediğim umutlarım. Hepsini söküp atarsam içimden, ne kalır tutunabileceğim?


Kimselere veremem, yok edemem; yarım yamalak halleri içimi acıtsa bile, varlıkları besliyor ya beni, o da yeter.


Ne tuhaf, şimdi bunları benim yazdığımı sanıyorsunuz değil mi? Hayır ben değil, 'içimdeki' yazıyor. Selam vermek, hal hatır sormak için araladığımda içimin kapılarını, dikiliyor karşıma ve hızla yükseltiyor anlamlandıramadığım sesleri. Orkestranın akort sesleri gibi çalınıyor önce kulağıma. Sonra bir senfoni doğuyor o seslerden. Ve ben 'içimdeki'nin bestelediği o senfoniye teslim olup, sıralıyorum cümleleri. Benim değil, onundur bu cümleler. Diyor ki; denildiği gibi umut fakirin ekmeği değil, zenginin ilk sermayesidir. Umut etmelisin, yoksa çentik atılmış bir balon gibi, kaybolur gidersin...



.

8 yorum:

sessiz balik dedi ki...

bu yazdıklarını daha sakin kafayla okumam gerek , bilmece gibi

bu arada seni sobelediğimi söylemişmiydim acaba ?

Sardunya dedi ki...

Çöplük kadar güzeli var mı? Aksa da koksa da severim ben de çöplerimi. Her birinin yeri ayrıdır. Yaşamıştır benimle, bende bitmiştir. Giderken de geriye umut bırakmıştır. Daha ne olsun...

Sessiz bir senfonide bir gün yanyana oturacağız. Göreceksin:)

hislerim ve ben dedi ki...

yine yapmışın yapacağını mükemmel bir yazı mükemmel bir anlatım
kalemine sağlık .

ebru dedi ki...

umut çöplerinden dağlar yığılıysa evinde daha ne istersin ki zaten.. birer birer bulur onlar yerini yüreğinde..

fikriminincegülü dedi ki...

Bütün çöpçü hatunlar toplaşmışız. Yakında gelir belediye ekipleri meraklanmayın.:))

Dilerim çöp dağların, umut dağların olsun hep ömrünün sonuna dek... Birikebildiğin kadar birik hayata ve ne mutlu sana.:)

elektra dedi ki...

geveze kalem, yazdıkların sarsıldığını düşündürdü bana. deşme çöplüğü. onun yerine çok iyi bildiğin bir terapi yöntemi önermeye geldim. oku...
amanıııın, vahiy bildiricisi gibi oldum şimdi iyi mi:) okuuuu.:P benim yazıya referans verdiğin yazını da okudum şimdi. ben hala aynı fikirdeyim. listemdeki kadın yazarlar neylerse güzel eyler:) benimki de bir tür dogmatizm evet, ama ne yapayım ben böyleyiiim. hatta bu gece önereceğim kadın yazarımı yazmamış olduğumu düşünerek, başlığına da cuk oturdu diye tıkladım telaşla. şebnem işigüzel - çöplük.
ben kendisini radikal 2 yıllarından tanırım. kalemi bal bir kadın yazar daha sana benden. çöplük adlı romanını oku derim ben.
iyi geceler, sevgiler...

Aysegul dedi ki...

Umut hiç bitermi sevgili Geveze,
umut biterse bizde biteriz..
Bu arada hakikaten baştaki yorumda olduğu gibi keyifli bir bilmece olmuş yazın..
Sevgiler

Geveze Kalem dedi ki...

Yorumlarınız için hepinize teşekkür ederim.

Elektra, mutlaka okuyacağım. Yazarın şimdilik iki öyküsü var elimde, seçkiler kitaplarında. Onları okuyup tanışayım önce.;-)