Gölgen Olsam...

|


Evlat,

Sana böyle seslenince içim doyuyor biliyor musun?

Gölgen olsam diyorum evlat, sana hissettirmeden, çoğu kez görünmeden, silik gölgen... Bugün buradasın, yanıbaşımda, en fazla bir kol boyu ötemde ama bu işin yarını da var. Bu işin okul yolu, askerliği, evliliği var. Ve yarına saklı bilinmez birçok uzak yolu...

Gideceksin bir gün. Bunu yazarken bile yutkunmak zorlaşıyor. Kim bilir yaşarken ne can çekişir bu ruh, bu beden... Hani diyorum gölgen olsam, sokulsam usulca sana, attığın her adımında yanında olsam, önünden iz sürüp yollarındaki dikenleri temizlesem, sen tökezlemeden tümsekleri düzlesem, gölgen olsam gölgen, yönünü bana bakıp tayin etsen...

...mümkün mü?

Bakma bu cümlelerdeki 'varlık' kaygıma. Yüreğim, sana adamış silik bir gölge gibi yaşamaya dünden 'evet' demeye hazırsa da, ne mutlu aklım engeldir buna. Çünkü bilirim; gölgeye yaslanmış bir kişilik eksik kişiliktir. İster miyim hiç evlat? İster miyim desteksiz ayakta duramadığını görmeyi?

Değil ki silik bir gölgeye, sağlam duvarlara bile güvenip yaslanmamanı isterim. Önce iki ayak bir baş dimdik durman gururlandırır beni. Dikenlerden çizilmiş ruhunu gösterip, "yamalıyorum anne!" demeni isterim, takılıp düştüğün tümsekleri kendi akıl ve beden gücünle nasıl düzlediğini anlatmanı beklerim.

Gölgenin saklandığı karanlıklarda bile güneşe doğru yol tutacağından zerre kadar şüphe duymayacağım, eminim...

Biliyorum...

Ve inanıyorum... 'Kendi başınalığının' en doğru noktasına ulaşacaksın bir gün.

Gölgen olamayacağımı da biliyorum ama lütfen kalbinde bir yerlere ser sen yine de gölgemi. Hayatın karmaşası kızgın güneş gibi tependen dökülürken, soluklanmak için var gölgeme.

Evlat, gölgen olamam, her adımında yanıbaşında bulunamam ama sen daima kuvvetle, akılla sahip çık, gölgene bile...

.

(Fotoğraf: Özlem Özel Gürbüz)


4 yorum:

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Ah Sema'cım bu yazının üstüne daha ne denirki bir annenin gölgesinde olmanın bile ayrı bir tadı var, bir annenin gölgesi bile ayrı bir tat, neyse gerçekten eline, güzel yüreğine sağlık sana Barış'ınla bir ömür boyu sağlık ve mutluluk dilerim...

sufi dedi ki...

Barış'ın dilerim hep dimdik ayakta ve kendi kararlarını verirken senin ona ektiğin tohumlarının gölgesinde sağlıklı yarınlara evrenin ve bütünlüğün hayrına kararlara imza atar.Adını onurla taşır güzel anne.Sevgilerimle Dilek.

ebru dedi ki...

ne kadar güzel anlatmışsın hislerimi, bilmeden tercüman olmuşsun bana. bunun içindir seviyorum seni, hem de çok...

[ fiкяiмiи iиcє güℓü ] dedi ki...

Barış kuzunun kalbindeki yerin hiç ama hiç kaybolmasın. Gölgesi değil, yüreğinin içi olsun annesi hayatı boyunca inşallah. Oy severim ben o tombiki. Evlenecekmiş de, askere gidecekmiş de. Sağlıkla, mutlulukla görürsün o günleri umarım.

Yazacak ne çok şey var bu yazın için. Ama ben şu anda hiçbirini yazamıyorum. Hele ki, Oğuzumdan ayrı düşeli daha üç gün olmasına rağmen, sanki aylardır sarılıp koklayamamışım gibi kolum kanadım kırıkken. (Üstelik yavru sadece tatile gitti)

Sen bu aralar, böyle yazılara etiket vursan ya, bana dediğin gibi. 'Ağlak annelerin okuması yasaktır, hele yavruları yanlarında değilse daha çok yasaktır' diye.

Sevgiler gerçekten...