Gece

|

Geceler beni sevdi, epeydir. Oğlumun doğumuyla başlayan eksik gedik uyku hâli, standarlaştı artık hayatımda. Sanıyorum son üç yılın ortalaması 5 saati geçmez. Önceleri pek bir uykucuydum ben, ama artık uykusuzluğun tadını keşfettim. Uykusuz kalmayı seven kaç insan tanıyorsunuz?:) Beni listenize ekleyebilirsiniz hemen. Ödül gibi bir şey bu, nasıl sevmem ki? Hayat en güzel sürprizlerini gecede saklıyor bence. Gündüz karmaşasında hayat uğultu halinde akarken, kaçırdığımız ne çok detay varmış meğer. Gece bunlar tek tek, katıksız yankılanıyor sessizlikte.

Bazı geceler öyle sessiz oluyor ki, nefes bile yankılanıyor sokakta. Tek bir yaprağın titreme sesini duyabiliyorsunuz neredeyse. Köpeklerin dilini keşfediyorsunuz mesela; nefes alışverişlerinden heyecanlarının sebebini anlıyorsunuz bir süre sonra. Ha bir de arabalar var; sadece seslerinden markalarını tahmin edebiliyorsunuz. Duyduğunuz ayak sesleri de öyküler taşıyor size; birini kapılıp gidiveriyorsunuz. Gece boyu o öykü, gerçek bir yaşam gibi canlanıyor gözünüzde. Karşıdaki marketin soğutucuları saat gibi işliyor; ne zaman susup, ne zaman çalışacağını biliyorum artık. Komşu binalar da ayrı bir detay konusu; hiç tanımadığım, görmediğim insanların kaçta yattıklarını bilir oldum.:)))

Çoğunlukla en sessiz saatler 03:00-04:00 arası oluyor. Öncesinde geceyi sabaha devirenlerin, sonrasındaysa sabaha erkenden merhaba diyenlerin sesleri dolduruyor sokağı. Ama 3'le 4 arasında bir ben kalıyorum yalnız başıma. Birilerinin daha benim gibi o saatte uyanık olduğunu bilmek istiyorum böyle zamanlarda. Kimse beni o saatlere kadar zorla tutmuyor ama her ne işle meşgul olursam olayım, birilerinin daha benim gibi çalıştığını, uğraştığını ya da sadece geceyi dinlemek için ayakta olduğunu bilmek, işe ve geceye daha keyifle tutunmamı sağlıyor.

Üniversite yıllarında sınav zamanları aynı evde sabahlara kadar ders çalışmak gibi... Keşke böyle biri daha olsa yanımda diyorum, konuşmak şart değil, ona sadece "kendime kahve alacağım, sen de ister misin?" diye sorsam yeter.


Bazen, tüm bunlara ve işe dalmış düşünürken, kuşlar çağırıyor beni. Koro hâlindeki sesleri kulağıma çalınmaya başladığında, kafamı hemen pencereye çeviriyorum. Günün o en sevdiğim alaca renginin dalga dalga aydınlanmasını izlemek ne doyumsuz bir keyif. Nedendir bilmem "birileri göremedi bu gündoğumunu, ve bir daha hiç göremeyecek," diye düşünürken buluyorum kendimi. Tadına daha çok varmak için olabilir mi acaba?


Velhasıl sevgili dostlar, geceler güzeldir. Bunu fark ettiğimden beri daha çok zaman geçirir oldum gecelerde. Geceler de beni sevmiş olmalı ki, kendimi huzurlu hissetmem için türlü güzellikler sunuyor bana. Hele içlerinde bir güzellik var ki, başka hiçbir şeye değişmem. Belli aralıklarla girip yokluyorum odasında. Gündüz saatlerinde cıvıl cıvıl sesine doyamıyorum ama gecenin sessizliğinde büyüyen o ıslık gibi horlamasını, derin soluklarını yalnız geceleri duyabiliyorum biricik kuzumun. Sonra da çoğu kez kokusuna dolanıp, dalıyorum uykuya. Bu gece de böyle yapacağım, biliyorum. Ama şimdi gidip bir kahve alacağım kendime, gecenin keyfine varacağım. Siz de ister misiniz? Siz de geceye eşlik edenlerden misiniz?

13 yorum:

Bekriya dedi ki...

pek çok zmaan ben de o geceye eşlik edenlerdenim. ideal uyku sürem 5-6 saat fazlası olunca ağır bir başla uyanıyorum.

öğrencilik yıllarımdan kalma bi şey bu gece sabahlara dek çalışmak ya da sohbetin dibine vurmak. şimdi ise yalnız geçiriyorum ve hatta evdekilerin yat artık saat kaç oldu dediklerini işitiyorum sık sık, anlamıyorlar.

gecenin öteki yüzü güzeldir, dilini çözebilene :)

egemavisi dedi ki...

Gece, şu karmakarışık şehir yaşamında bir kaçış benim için. Sessizliğe, doğanın sesine duyulan özlem. Ve hani derler ya, başınızı yastığa koyduğunuzda, kendinize karşı en dürüst olabileceğiniz o andan hemen önceki zaman dilimi. İyi değerlendirmeli, tadını çıkarmalı.

Geveze Kalem dedi ki...

Bekriya harika bir cümle bu; gecenin öteki yüzü güzeldir, dilini çözebilene! Gerçekten gece çoğunlukla tek yüzüyle bilinir. Öteki yüzünü keşfetmeye başlamak harika.:) Geceleri ses ver arada, birlikte çalışalım.;-)

Egemavisi, sessizliğe duyulan özlem bu sahiden. Ne çok gereksiz gürültü kuşatıyor çevremizi değil mi? Ben de değerini bilmeye çalışanlardanım. Ama daha yolun çok başındayım.:)
Sevgiler...

sufi dedi ki...

"Gecenin öteki yüzünü sevenler derneği" açılsa da üye olarak kaydolsak derneğe, frekanslarımızı ayarlayıp esrarlı yüzün gizemine birlikte varsak.Kahve alırmıydın? Sevgilerimle.

Brajeshwari dedi ki...

bir kahvede ben alırım.Üzerimize de minik battaniye serip, sessizce anlatiriz birbirimize geceyi neden sevdigimizi...

Ayşe dedi ki...

ahh..ben tek kaldım..:)

gece demek benim için; özgürlük demek,uyumak ve hiç değilse bir müddet bedenimden çıkmak demek... bir yerlere gitmek ve sonra çoğu zaman huzurla dönmek demek...yeni güne sevgi ile uyanmak demek..
ben de severim geceleri :))) başka bir pencereden bakarak.

sevgiyle:)

Geveze Kalem dedi ki...

Sufi ben bu fikri sevdim, yalnızca gece yazılarının yazıldığı bir blog açalım ortaklaşa.;-) Öteki yüzünde ne görüyorsak onu yazalım. Bn varım.:)) Kahvemi de şekersiz, sütsüz nescafe gold alayım mümkünse.:)

Burcuuu, huuu yaz geldiii!:) Sen hâlâ ısrarla battaniye falan diyorsun bakıyorum. At şu fazlalıkları, kap kahveni, gel sohbete.;-)

Ayşe, en son nerede okumuştum bilmiyorum, Tobias'ta olabilir belki, hatırlamıyorsunuz yeni dünyada yaşadıklarınızı diyordu. Çok eğleniyormuşuz, bir sürü yeni deneyim kazanıyormuşuz, hatta henüz hiç bedenlenmemiş ruhların "ama nedennn?" sorularına yanıtlar vermeye çalışıyormuşuz, ama uyanınca hiçbir şey hatırlamıyormuşuz. O yüzden küstüm ben, (:P) uyumayacağımda, gitmeyeceğim de o diyarlara.:)))

Prima Rima dedi ki...

Kaç zamandır ne girebiliyorum bloğuna nede yorum bırakabılıyorum basdıgımda boş bır sayfa ıle karsılasıyorum haberın olsun:(
Geçmiş yaş gunun kutlu olsun diyeyim öncelıkle...sonrasında ben eskıden cok severdım gecelerı kısık sesle müzik acar camdan bakardım saatlerce...kafam dinlenirdi.Ne zamandır sabahlamıyorum,geceyi dinlemiyorum, özledim.

Abi dedi ki...

"Geceler... Katran karası geceler."

Kayahan'ı ve Nilüfer'i sevmeme yeterliydi.

Bir de bu oldu şimdi.

Belgin dedi ki...

Geceler güzeldir, hele Türkiyedeysen, mevsimlerden yazsa, sen de Egenin kücük bir ilcesinde, Tarasada yatiyorsan, gözlerin gökteki yildizlari seyrediyorsa....
Ben bol köpüklü bir Türk kahvesi isterim ama:))

lemanice dedi ki...

annenin bloğundanuçtum sana.ve sevdim yazılarını ben de geceleri severim tekrar görüşmek üzere. sende gel.by.

Zafer dedi ki...

Ben ben ben, gece kuşu. Sakin dayanılmaz sükûnet, sessizliğin sesi ve kendimlelik ve oh o düşleri rüyasız görmek..gecenin kokusunda perde aralığından ay ve yıldızlar, sokak lambasının bekleyişlerdeki ışığı.. Sabahlar hayr'ola, gününüz aydın olsun diyorum ve ben cup yatağa :)

Geveze Kalem dedi ki...

Ebrucuğum, bilmiyorum ki neden boş sayfa çıkıyor, ben de o sorun olmuyor. Senin de geçmiş doğum günün kutlu olsun arkadaşım. (doğumgünüdaşım :P) Benim de aklımdaydın ama fırsat bulamadım bir türlü kutlamaya. Artık görüştüğümüz zaman kutlarız karşılıklı.:))

Abi, o şarkıda geceler hep suçlanır. Ne katran karasıdır ne de olmaz olası.:) Geceler güzeldir. bence...

Belginciğim sen ne yaptın şimdi böyle?:) Ege mege, yaz maz, teras meras... offf! İnsanın canı çekiyor valla.:) Önümüzdeki hafta tatilde, bir gece senin için de türk kahvesi içip yıldızları seyredeceğim.;-)

Zafer, sen şanslı gececilerdensin. Ben eğer sabahladıysam, sabah cup yatağa deme şansım yok. Evdeki bıdık oğlum buna müsade etmeyecektir.:) Benim için en iyi ihtimal, o günün akşam 10'unda cup yatak yapabilmektir.:))
Sevgiler...