Bugün de bana PrimaRima - Ebru'dan armağan pakedim ulaştı.
Sevgili Ebru, o kadar naziksin ki, şu blog dünyasıyla tanıştığıma her geçen zaman daha çok seviniyorum. :)
Paket elime ulaşır ulaşmaz hemen fotoğraflayıp, blog yazımı yazarak teşekkür etmek istedim. Ancak fotoğraf makinemin azizliğine uğradığımdan paket içeriğini gösteremeyeceğim. Pakette kitabın yanı sıra, sevgili Ebru'nun kendi yaptığı ve çok güzel anlamlar taşıyan bir kolye ve tatlı kızından oğluma gönderilmiş bir kitap, son derece içtenlikle yazılmış bir not ve kart vardı.
Ebrucuğum, hepsi için çok çok teşekkür ederim. Ama kitap seçiminle ilgili duygularımı özellikle belirtmek istiyorum.
Öykülerle ne kadar alakalı olduğumu bu blog okuyucuları az çok biliyordur. İlk öykü yazmaya başladığım günden bu yana, her zaman hayalim (daha doğrusu hedefim) olan iki büyük öykü ödülü vardır. Bunlardan biri Haldun Taner Öykü Ödülü, diğeriyse Sait Faik Hikaye Armağanı'dır. Bugün pakedi açıp içinden bu kitabın çıktığını görünce, itiraf etmeliyim ki gözlerim doldu. Sanki evren bana hedefimi yeniden hatırlatır gibiydi.:)
Sevgili Ebru, bu seçiminin benim için ne kadar özel olduğunu tahmin edemezsin. Sana gerçekten çok içtenlikle teşekkür ediyorum...

Kitabın benim için taşıdığı anlamı gibi, içeriği de gerçekten çok değerli. 1955 senesinden bu yana bu ödülü almış tüm öykü kitaplarından birer öykünün yer aldığı, çok özel bir seçki bu. Kitaplığımdaki birçok öykü antolojisinin yanında çok özel bir yere sahip olacak bu kitap.
Sevgili Evvel Zaman İçinde'ye de bu hoş etkinliği düzenlediği için tekrardan teşekkür ediyorum. Devamının gelmesi dileğiyle,
Sevgiler...